Uzun zamandır yazmadım. Kimi dostum merak etti ‘neden yazmıyorsun?’ diye sordu, kimi dostum ‘aman boş ver yazıp başına bela alma’ dedi yazacak çok şey var ama ne diyordu Fuzuli şiirinde;

“Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil ”

İşi o hale getirdiler ki, bizler memlekette ‘Namusluların namussuzlar kadar cesur olmasını’ beklerken birde baktık ki namuslu sandığımız birileri sırf ‘Düşmanımın düşmanı benim dostumdur’ düsturuyla hareket ederek namussuzlarla kol kola, gönül gönüle birlikte hareket etmeye başladı.

Peki, bu namussuz şer cephesi, birlikte hareket ederken bizim susmamız, sessiz kalmamız ne kadar doğru olabilir nereye kadar sürebilirdi.

Çünkü hatırda, gönülde bir yere kadardı.

Bu saatten sonra ya Cennet mekân Mehmet Akif Ersoy’un şiirinde de söylediği gibi;

Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.

Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;
Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.

Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!
Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
Adam aldırmada geç git, diyemem aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!

Diyecektim ya da İbn Kayyim’in söylediği “Batılı söyleyerek insanlara nasihat eden, konuşan şeytandır. Hakkı söylemekten sakınan ise dilsiz şeytandır” sözündeki ‘dilsiz şeytan’ olacaktım.

Bugüne kadar çok şükür olmadım bundan sonrada rabbim nasıp etmesin ‘dilsiz şeytan’lığı.

Din âlimi adı altında her türlü haltı yiyenlere, Masonluğu ve mason sevgisi ispat edilmiş İsrail askerleri öldüğünde salya sümük ağlayarak taziye ilanı yayınlayanlara kısacası batılı söyleyerek insanlara nasihat eden, konuşan şeytanlara karşı rabbim bizleri her hal ve şartta ‘Hakkı tutup kaldıran’ kullarından eylesin inşallah.

Bunları neden yazdığımı merak ediyorsunuzdur?

Aylardır bütün sosyal medyada özellikle bu şer cephesi tarafından Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’a ve Sayın Başbakanımız Binali YILDIRIM’a karşı bir hakaret etme yarışı var.

Bu yarış özelliklede kendini ‘Cemaat’ olarak lanse ederek bırakın cemaat ve cemiyeti, Anonim Şirketlerin bile yapamayacağı kadar çok işin içine giren ve para kazanmaktan başka bir amacı olmayan bu uğurda ülkesini bile satmayı göze alan ve kendini ‘Kâinatın İmamı’ görerek her türlü şarlatanlığı yapan FTÖ yandaşlarınca yapılıyor.

Bunların içinde hepsi var iş adamından memuruna, sivil toplum kuruluşundan siyasetçisine kısacası ‘Düşmanımın düşmanı dostumdur’ diyen herkes burada.

Hele hele yazılı ve görsel medyaları, yahu ben böyle bir organizasyon görmedim.

Bu gurup mensuplarından bir kısmı yalan yanlış haberlerle Başbakanımıza ve Cumhurbaşkanımıza kinini kusarken, bir kısmı da bilgisayarın başında bekliyor Başbakanın ve Cumhurbaşkanının aleyhine bir haber gelse de sosyal medyada paylaşsak diye.

Kendileri her türlü aymazlığı, hakareti, iftirayı yaparken hiçbir şey yok ancak birileri kendileri aleyhinde bir şey yazarsa veya paylaşırsa top yekûn saldırı, tehdit, şantaj hazır.

Diğer gurupları bilmem aman bizim için bahane hazır; “Sen devlet memurusun dikkat et”

Yani diyor ki bu şer cephesi

Biz senin inandığın her şeye ve herkese, küfrederiz, hakaret ederiz, iftira ederiz ama sen bize ve bizim söylediklerimize cevap veremezsin.

Neden? Çünkü sen devlet memurusun.

Biz senin ülkenin Bakanına, Başbakanına, Cumhurbaşkanına küfrederiz, hakaret ederiz, iftira ederiz ama sen bize ve bizim söylediklerimize cevap veremezsin

Neden? Çünkü sen devlet memurusun.

Biz senin memuru olduğun devletine, milletine, hükümetine, dinine, diyanetine küfrederiz, hakaret ederiz, iftira ederiz ama sen bize ve bizim söylediklerimize cevap veremezsin

Neden? Çünkü sen devlet memurusun.

‘Peki, sizinle birlikte bu küfür, hakaret, iftira denizinin içinde bulunan memurlara nasıl oluyor da bir şey olmuyor?’ diye sorduğumuzda cevap aynı;

‘Onlar devletin değil bizim memurumuz’

Sizin memurunuz öyle mi? bu milletten toplanan vergilerden maaş alacaklar, bu devletin içinde her türlü haktan yararlanacaklar sonrada sizin memurunuz olup bu devlete top yekûn küfredecekler, onlara bir şey olmayacak ama ben tehdit edileceğim öyle mi?

Kusura bakmayın sizin ağababanız, kâinat imamınız, bölge imamınız gelse vız gelir tırıs gider.

Ben ‘asımın nesliyim’ ve sizin gibi çapulculara çiğnetecek bırakın bir karış toprağı, çöp yok.

Sizin tehditleriniz ne bu devletin memuruna, ne bu hükümetin Bakanına ve Başbakanına ne de bu Ülkenin Cumhurbaşkanına geçer.

Sizin tehditleriniz geçse geçse ancak sizin gibi üç kuruş menfaat için kuyruksallayanlara ve
Alt tabakası ibadette,
Orta tabakası ticarette,
Üst tabakası ihanette
olan örgütünüze geçer.

Bilmem anlatabildim mi?

Haa daha iyi anlayabilmeniz için isterseniz sahte imamınızın yaptığı gibi sahte bir hadisle anlatayım, birazda ağlarım hemen inanırsınız ne dersiniz?

Yüce rabbim bizleri batılı söyleyerek insanlara nasihat eden, konuşan şeytan ile Hakkı söylemekten sakınan dilsiz şeytan olmaktan muhafaza eylesin inşallah.

Görüşmek umuduyla.

Akın OZAN
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
abdulbaki günışığı 1 yıl önce

ehlen akın beyim ehlen. ağzına kalemine sağlık. atalarımızın dediği gibi demirden korksak tirene binmez idik. hiç kimse bizim cumhurbaşkanımıza ve devletimize hakaret edemez, adamın ümüğünü sıkarız. bu sadece tayyip bey ile sınırlı değildir. Türk milleti her kimi seçmiş ise o bizim baş tacımızdır. aynısını hepsi için yaparız. selamlarımla.