“GÖREVE DÖNDÜ, ÖZEL MUAYENEHANEYE DEVAM ETTİ” İDDİASI
Başvuruda, Prof. Dr. P. Ö.‘nün 22 Temmuz 2026 tarihinde KSÜ Tıp Fakültesi’nde yeniden göreve başladığı belirtilirken, devlet memuru statüsünde bulunmasına rağmen Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesi Gedemenli Mahallesi’nde adına ruhsatlı olduğu öne sürülen özel muayenehanesinde hasta kabulü, muayene ve estetik uygulamalarını sürdürdüğü iddia edildi.
Dilekçede, yapılan şikâyetlerin ardından iş yerinin tabelasının indirildiği, ancak kliniğin maliye kaydının devam ettiği ileri sürülerek, ilgili iş yerinin mevzuat kapsamında incelenmesi ve gerekli görülmesi hâlinde mühürlenmesi istendi.
Ayrıca, ilgili öğretim üyesinin daha önce üniversiteden ayrılarak serbest hekim olarak çalıştığı, prim gün şartını tamamladığı ancak emeklilik için gerekli yaş şartını henüz sağlamadığı ifade edildi. Bu nedenle yeniden göreve dönüş sürecinin ve özel hekimlik faaliyetlerinin hangi hukuki dayanağa göre yürütüldüğünün açıklığa kavuşturulması talep edildi.
RAPORLU DÖNEMDE HASTA KABULÜ MÜ YAPILDI?
Dilekçede en dikkat çeken iddialardan biri de istirahat raporu sürecine ilişkin oldu. Prof. Dr. P. Ö.’nün 05 Eylül 2026 tarihine kadar raporlu olmasına rağmen bu süreçte özel muayenehanesinde hasta kabul etmeyi ve tıbbi işlemler gerçekleştirmeyi sürdürdüğü öne sürüldü.
Bu iddianın; hasta randevu kayıtları, kamera görüntüleri, SGK verileri ve diğer resmî kayıtlar üzerinden araştırılması istendi.
DEKANLIĞA ALTI KRİTİK SORU: HUKUKİ DAYANAK NE?
Başvuruda, KSÜ Tıp Fakültesi Dekanlığı’ndan;
* Göreve başlatılmasına esas teşkil eden hukuki statünün açıklanması,
* Varsa YÖK onayı ve idari izin süreçlerinin kamuoyuna açıklanması,
* Özel muayenehane faaliyetlerinin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında değerlendirilmesi,
* Maliye kaydı bulunduğu öne sürülen kliniğe ilişkin gerekli idari işlemlerin incelenmesi,
* İstirahat raporu sürecindeki faaliyetlerin resmî kayıtlarla araştırılması,
* Mevzuata aykırılık tespit edilmesi hâlinde idari ve disiplin işlemlerinin başlatılması talep edildi.
“AMAÇ KİŞİLERİ HEDEF ALMAK DEĞİL, HUKUKUN İŞLETİLMESİNİ SAĞLAMAK”
Başvuruyu yapan taraf, amaçlarının herhangi bir kişiyi peşinen suçlamak olmadığını; kamu görevlerinin hukuka uygun yürütülmesine katkı sağlamak, üniversitenin kurumsal saygınlığını korumak ve mevzuatın herkese eşit uygulanmasını temin etmek olduğunu belirtti.
Sunulan dilekçede, tüm iddiaların resmî kayıtlar ışığında araştırılması ve elde edilecek sonuçların kamuoyuyla şeffaf şekilde paylaşılması talep edildi.