Ünlü magazin gazetecisi Habib Aytekin, Venezuela’da yaşanan son gelişmeleri değerlendirdiği analizinde, kamuoyuna farklı gerekçelerle sunulan ABD müdahalesinin ardında çok daha büyük bir küresel hesaplaşma olduğunu ifade etti.

Aytekin’e göre Venezuela’da yaşananlar, yalnızca Latin Amerika’yı ilgilendiren bir siyasi kriz değil; Çin ile ABD arasında enerji, teknoloji ve küresel güç dengeleri üzerinden yürütülen büyük bir savaşın yansıması.

Habib Aytekin, ABD’nin Venezuela yönetimine yönelik hamlesinin uluslararası kamuoyunda ciddi soru işaretleri yarattığını belirtti.

Aytekin, “ortada klasik bir güvenlik operasyonundan çok, stratejik bir el koyma görüntüsü var” değerlendirmesinde bulundu.

Aytekin, uyuşturucuyla mücadele söyleminin, asıl hedefi perdelemek için kullanılan bir gerekçe olduğunu savundu.

Aytekin’e göre Washington yönetimi, Venezuela üzerinden Çin’in küresel enerji planlarını zayıflatmayı amaçlıyor.

Aytekin, “Bu müdahalenin gerçek bedelini Venezuela’dan çok Çin ödüyor” dedi.

Aytekin, Pekin’in yıllardır Venezuela petrol sektörüne yaptığı milyarlarca dolarlık yatırımların ciddi risk altına girdiğini vurguladı.

ABD’nin Venezuela’da yönetime fiilen el koymasının ardından Karakas’ta tansiyon hızla yükselirken, diplomatik yankılar Pekin’de daha sert hissedildi.

Çin yönetimi, Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun serbest bırakılması yönünde çağrıda bulunsa da Washington cephesinden bu çağrılara karşılık gelmedi.

Aytekin, bu durumun Çin’in Güney Amerika’daki siyasi ve ekonomik nüfuzunun zayıfladığını açıkça gösterdiğini ifade etti.

Habib Aytekin, değerlendirmesinde İngiliz yatırım bankası Panmure Liberum Araştırma Direktörü Ashley Kelty’nin açıklamalarına da yer verdi.

Kahramanmaraş son yılların en sert kışını yaşadı! Büyükşehir belediyesi yoğun bir mücadele yürüttü
Kahramanmaraş son yılların en sert kışını yaşadı! Büyükşehir belediyesi yoğun bir mücadele yürüttü
İçeriği Görüntüle

Kelty’nin, “Trump ne söylerse söylesin, bu askeri harekâtın uyuşturucuyla ilgisi yok. Çin’le çok ilgisi var ve en büyük zararı da Çin görüyor” sözlerinin, operasyonun gerçek motivasyonunu net biçimde ortaya koyduğunu aktardı.

Çin’in, yaptırımlar altındaki Venezuela petrol sektörüne uzun yıllardır büyük yatırımlar yaptığına dikkat çekti.

Aytekin, bu yatırımlar karşılığında Çin’in Venezuela’dan ham petrolü piyasa fiyatlarının oldukça altında temin ettiğini belirtti.

Piyasa verilerine göre Çin’e gönderilen Venezuela petrolünün, Brent petrol fiyatının varil başına yaklaşık 14 dolar altında satıldığı ifade ediliyor.

Aytekin, ABD müdahalesinin bu ucuz enerji hattını kesme riski taşıdığına dikkat çekti.

Enerji hattındaki bu kırılmanın yalnızca petrol ticaretiyle sınırlı kalmadığını belirtti.

Aytekin, yapay zekâ ve veri merkezleri üzerinden süren küresel teknoloji rekabetinin de doğrudan etkilendiğini vurguladı.

Aytekin, “veri merkezleri sürekli, yüksek ve ucuz enerjiye ihtiyaç duyuyor. Çin bu alanda ciddi bir ivme yakalamıştı” dedi.

Aytekin, Çin’in 2024 yılında GSYİH’sinin yüzde 4,4’ünü enerji yatırımlarına ayırdığını hatırlattı.

ABD cephesinde ise Venezuela hamlesinin enerji üstünlüğünü güçlendirmeyi hedeflediğini belirtti.

Aytekin, bu durumun Silikon Vadisi merkezli teknoloji şirketlerine stratejik bir avantaj sağladığını ifade etti.

OpenAI’nin geçtiğimiz yıl Washington’a gönderdiği mektupta, Çin’in 2024’te 429 gigawatt yeni enerji kapasitesi eklediğini, ABD’nin ise 51 gigawatta ulaştığını vurgulaması, rekabetin boyutunu gözler önüne seriyor.

Habib Aytekin’e göre Venezuela’nın sahip olduğu ağır ham petrol, ABD’nin özellikle Teksas ve Louisiana eyaletlerindeki rafinerileri için kritik önemde.

Dizel ve endüstriyel üretimde kullanılan bu petrol türü, ABD rafinerilerinin tam kapasite çalışabilmesi açısından vazgeçilmez kabul ediliyor.

Habib Aytekin'e göre bu kaynağın ABD pazarına yönelmesi, Çin’in enerjiye erişimini daha da zorlaştıracak.

Aytekin, Venezuela kapısının kapanmasıyla Pekin’in Rusya ve İran gibi daha pahalı ve siyasi açıdan riskli alternatiflere yönelmek zorunda kalabileceğini belirtti.

Bu durumun Çin’in enerji güvenliğini daha kırılgan hale getireceğine dikkat çekti.

Çin Dışişleri Bakanlığı’nın “Maduro’yu serbest bırakın” çağrısının sahada karşılık bulmadığını ifade etti.

Aytekin, müdahaleden hemen önce Maduro’nun son resmi temasını bir Çin heyetiyle gerçekleştirmiş olmasının, Karakas ve Pekin hattındaki yakınlığın ve yaşanan stratejik kaybın en çarpıcı göstergelerinden biri olduğunu vurguladı.

Habib Aytekin, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:

“Venezuela’da yaşananlar tek başına bir darbe değil; enerji, teknoloji ve küresel güç dengeleri üzerinden yürüyen büyük bir savaşın sahneye yansımasıdır" dedi.