NATO'da, ABD'nin skandal adımına karşı Türkiye'den rest!

NATO’nun geleceğinin şekilleneceği 4 Aralık’ta Londra’da yapılacak liderler zirvesine kısa süre kala ittifakta‘güvenlik planı’ krizi yaşanıyor. Terörle mücadelede ittifakın desteğini yanında göremeyen Türkiye, ittifaka rest çekti. ABD'nin YPG/PYD/PKK'nın da tehdit olarak yer aldığı NATO'nun Türkiye ile ilgili güvenlik planının yayımlanmasına itiraz etmesi üzerine, Türkiye de NATO'nun Baltık ülkeleri hakkındaki güvenlik planının yayımlanmasına karşı çıktı.

NATO'da, ABD'nin skandal adımına karşı Türkiye'den rest!

NATO'da, ABD'nin skandal adımına karşı Türkiye'den rest!

NATO’nun geleceğinin şekilleneceği 4 Aralık’ta Londra’da yapılacak liderler zirvesine kısa süre kala ittifakta‘güvenlik planı’ krizi yaşanıyor. Terörle mücadelede ittifakın desteğini yanında göremeyen Türkiye, ittifaka rest çekti. ABD'nin YPG/PYD/PKK'nın da tehdit olarak yer aldığı NATO'nun Türkiye ile ilgili güvenlik planının yayımlanmasına itiraz etmesi üzerine, Türkiye de NATO'nun Baltık ülkeleri hakkındaki güvenlik planının yayımlanmasına karşı çıktı.

28 Kasım 2019 Perşembe 09:58

NATO'nun geleceğinin şekilleneceği 4 Aralık'ta Londra'da yapılacak liderler zirvesine kısa süre kala ittifakta'güvenlik planı' krizi yaşanıyor. Terörle mücadelede ittifakın desteğini yanında göremeyen Türkiye, ittifaka rest çekti.

ABD HUKUKİ OLARAK SORUMLU OLACAK!

Diplomatik kaynaklardan alınan bilgiye göre, NATO'nun biri Rusya'ya karşı Baltık ülkeleri için, biri de güneyden gelen tehditlere karşı Türkiye için iki güvenlik planı NATO Konseyi tarafından onaylandı. Türkiye'ye yönelik tehditlerin içinde YPG/PYD/PKK da terör örgütü olarak yer alınca ABD'nin teknik heyetleri tarafından kabul edilmiş ve NATO Konseyinde onaylanmış plan, Pentagon ve ABD Dışişleri'ne gönderilince ABD itiraz etti. ABD'ye birkaç ülke daha katıldı. Türk yetkililer, ABD'nin itirazını "Belge yayımlandığı zaman YPG/PYD'ye destek verdikleri için ABD hukuki olarak sorumlu olacak" şeklinde değerlendirdi. ABD böylece itirazı ile terör örgütü olarak tanıdığı PKK'yı da sahiplenmiş oldu.

TÜRKİYE'DEN REST!

Türkiye'nin NATO'nun Baltık ülkeleriyle ilgili savunma planını çeşitli sebeplerle bloke ettiği iddialarını değerlendiren diplomatik kaynaklar, "Türkiye'nin Baltık ülkeleri için hazırlanan plan konusunda olumlu adım atmasını isteyenler, Türkiye için hazırlanan planda da benzer bir adımı atmalıdır" açıklamasında bulundu.

Türkiye'nin terör örgütleri PKK/YPG'ye karşı verdiği mücadelede ittifakın yeteri kadar siyasi destek vermediği gerekçesiyle Baltık ülkeleri ile ilgili savunma planlarını bloke ettiği iddiasına diplomatik kaynaklardan yanıt geldi. Diplomatik kaynaklar, Türkiye için hazırlanan savunma planları onaylanmadan başka bir savunma planına onay verilmeyeceğini belirterek, "Türkiye, kendi savunma planının onaylanmasını istiyor. Planın içeriğinde terör örgütü PKK/YPG de var. ABD başta olmak üzere bazı ülkeler bu plana karşı. Türkiye'nin Baltık ülkeleri için hazırlanan plan konusunda olumlu adım atmasını isteyenler, Türkiye için hazırlanan planda da benzer bir adımı atmalıdır.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg bu sorunun çözümü için bir orta yol bulmaya çalışıyor. Bizim Baltıklar için hazırlanan planı yayınlamamızı isteyenler, bizimki için de aynı duyarlılığı göstersinler. Genel sekreter ortak bir dil bulmaya çalışıyor. Görüşmeleri yaptık, değerlendiriyoruz. Genel sekreter çaba sarf ediyor. Biz de diyoruz ki tekliflere hazırız. Bu yayınlanırsa YPG'ye destek verdikleri için sorumlu olacaklar" açıklamasında bulundu.

Derinleşen kriz, NATO'nun geleceğinin tartışılacağı Londra'da 3-4 Aralık'ta yapılacak 70. Yıl Dönümü Zirvesi öncesinde gerilimi daha da tırmandırdı.

TÜRKİYE'SİZ OLMAZ

Yenişafak'ın haberine göre; Türkiye'nin PKK terör örgütünün Suriye uzantısı PYD-YPG'yi NATO tehdit değerlendirmesine dahil etmek üzere yaptığı bu girişim, NATO nezdinde yürütülen çalışmalarla paralel şekilde gündeme getirilmiş oldu. Halen Türkiye, bulunduğu stratejik konum itibariyle NATO üyesi ülkeler için güvenlik, üretim ve risk azaltma sigortası olarak büyük önem taşırken, Türkiye'siz NATO olmayacağını anlayan tüm ülkelerin Amerika'nın itirazı öncesi teklifi onaylamış olması büyük bir kazanım olarak değerlendiriliyor.

Uzmanlar Türkiye’nin buğday ithalatından vazgeçip kendi potansiyelini değerlendirmesi gerektiği görüşünü belirtiyor.

Hem ekonomik hemde sağlık açısından önem taşıyan bu konuyla ilgili bilgi veren TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık;

Çiftçinin alım gücünü azalmasında dünya bankası ve IMF politikaları etkili oluyor.

Tarım reformu uygulama projesi çerçevesinde dünya bankasının bir projesi uygulandı, 2000’li yılların ortalarında. Çiftçinin kullandığı gübre, tarım ilacı düştü, üretim miktarı düştü. Çiftçinin eline geçen kazancı azaldı. Tarımsal destekler aşağı çekildi.

Tarım kanununa göre tarımsal desteklerin milli gelirin en az yüzde biri kadar olması gerekiyor. 2007 yılında itibaren bu miktar uygulanmak yerine söylenen yüzde birin hep yarısı kadar bir destek üreticiye sunuldu. Hatta son zamanlarda yüzde 0, 4’e kadar düştü bu rakam.

2019 yılı eylül ayı itibarı ile bakıldığında 107 milyar lira civarında bir tarımsal kredi kullanıldığını görüyoruz. Çiftçimizin yaklaşık tarım desteğinin 7-8 katına tekalbul eden bir miktardır bu. Takibe düşen kredi, yani çiftçimizin icralık olduğu kredi miktarına baktığımızda da geçen yılın Eylül ayına göre bu yıl yüzde 45 daha da arttığını görüyoruz.

Tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım,

Geçen yılın başında 1 milyon tonluk bir ithalat yetkisi verildi. Bu dolduğu zaman tekrar uzatılıyor. Toprak mahsulleri ofisinin yapacağı ithalat, Kamu İhale Kurumunun dışına çıkartılıyor. Süre bakımından yabancı şirketler bu ihalelere girmekte biraz çekingen davranıyorlar. Bu nedenle Toprak Mahsulleri Ofisine böyle bir yetki veriliyor.

İthal edilen buğdayla ihracat yapılıyor. Ama bu buğdayın Türkiye’de üretilmemesi için bir neden yok.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner366

banner372

banner368

banner360

banner326