Arıkan, bölgede yaşanan gerilimin arkasında küresel ekonomik dengeleri etkileyen daha büyük bir stratejik mücadele bulunduğunu belirtti. Orta Doğu’daki çatışmaların merkezinde İran görünse de asıl hedefin Çin’in ekonomik gücünü sınırlandırmak olduğunu savundu.
HÜRMÜZ BOĞAZI ENERJİ TİCARETİ İÇİN KRİTİK
Dünya enerji ticaretinde Hürmüz Boğazı’nın kilit bir rol oynadığını vurgulayan Arıkan, Körfez ülkelerinden çıkan petrol ve doğalgazın önemli bir bölümünün bu geçit üzerinden dünya pazarlarına ulaştırıldığını ifade etti.
Kuveyt, Irak, İran, Suudi Arabistan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi ülkelerin enerji ihracatında Hürmüz Boğazı’nın kritik bir noktada bulunduğunu belirten Arıkan, dünya sıvılaştırılmış doğalgaz ticaretinin de önemli bir kısmının bu güzergâh üzerinden gerçekleştiğini kaydetti.
ENERJİ FİYATLARINDAKİ ARTIŞ KÜRESEL EKONOMİYİ ETKİLEYEBİLİR
Enerji piyasalarındaki dalgalanmaların dünya ekonomisinde ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Arıkan, petrol fiyatlarında yaşanabilecek yükselişin enflasyonu artırabileceğini ve tedarik zincirinde kırılmalara yol açabileceğini söyledi.
Çin’in enerji ihtiyacının önemli bölümünü ithalat yoluyla karşıladığını dile getiren Arıkan, enerji fiyatlarındaki yükselişin Çin ekonomisi üzerinde baskı oluşturabileceğini ifade etti.
TÜRKİYE’NİN ENERJİ GÜVENLİĞİ AÇISINDAN RİSK SINIRLI
Türkiye’nin enerji tedariki açısından büyük bir kriz yaşayacağını düşünmediğini ifade eden Arıkan, Irak’tan gelen petrol akışı ve Türkiye’nin enerji çeşitliliği sayesinde belirli bir dengeye sahip olduğunu belirtti.
Ancak küresel ekonomide yaşanacak gelişmelerin dolaylı etkilerinin Türkiye’de de hissedilebileceğine dikkat çekti.
AVRUPA PAZARI TÜRKİYE İÇİN YENİ FIRSATLAR SUNABİLİR
Küresel ticarette yaşanan değişimlerin Türkiye için yeni fırsatlar oluşturabileceğini belirten Arıkan, Çin’in Avrupa pazarına ürün satışında zorlanması durumunda Türkiye’nin coğrafi avantajı sayesinde daha güçlü bir konuma gelebileceğini söyledi.
Özellikle tekstil sektörünün bu süreçte önemli bir avantaj elde edebileceğini vurgulayan Arıkan, Türkiye’nin Avrupa’ya yakınlığı sayesinde rekabet gücünü artırabileceğini ifade etti.
FİNANSAL HAREKETLİLİK TÜRKİYE’YE YÖNELEBİLİR
Orta Doğu’daki gelişmelerin finans piyasalarını da etkileyebileceğini belirten Arıkan, özellikle Dubai merkezli finans çevrelerinde yaşanan hareketliliğin sermaye akışlarını değiştirebileceğini dile getirdi.
Türkiye’nin çatışmaların dışında kalmasının ve istikrarlı bir politika izlemesinin yatırımcılar açısından güvenli bir liman oluşturabileceğini belirtti.
NADİR ELEMENTLER KÜRESEL REKABETİN YENİ ALANI
Çin’in nadir toprak elementleri üretiminde dünya genelinde önemli bir paya sahip olduğunu hatırlatan Arıkan, bu elementlerin savunma sanayi ve ileri teknoloji üretimi açısından kritik öneme sahip olduğunu söyledi.
Holmiyum, erbiyum, tulyum, evropiyum ve iterbiyum gibi elementlerin füze sistemlerinden elektronik ürünlere kadar birçok alanda kullanıldığını belirten Arıkan, bu alandaki ihracat kısıtlamalarının küresel teknoloji üretimini etkileyebileceğini ifade etti.
TEKSTİL SEKTÖRÜ YENİ PAZARLAR ARIYOR
Kahramanmaraş’taki tekstil firmalarının küresel pazarda daha güçlü yer almak için çalışmalar yürüttüğünü belirten Arıkan, firmaların hem Türkiye’de hem de yurt dışında düzenlenen fuarlarda yeni pazarlar aradığını söyledi.
Arıkan, önümüzdeki süreçte tekstil sektörünün ihracat açısından daha güçlü bir konuma ulaşabileceğini belirterek sektörün geleceğine dair umutlu olduklarını ifade etti.




